“Ey hapis musîbetine düşen bîçareler! Mâdem dünyanız ağlıyor ve hayatınız acılaştı. Çalışınız; âhiretiniz dahi ağlamasın ve hayat-ı bâkiyeniz gülsün, tatlılaşsın; hapisten istifade ediniz. Nasıl, bâzan ağır şerâit altında düşman karşısında bir saat nöbet, bir sene ibâdet hükmüne geçebilir; öyle de sizin, bu ağır şerâit altında, herbir saat ibâdet zahmeti, çok saatler olup, o zahmetleri rahmete çevirir.”

Burada ağır şartlar altında nöbet tutan bir askerin vazife ve sevabıyla; mesuliyeti mucip bir suç işleyerek hapse girmiş bir insanın hapishanedeki ibadetli hayatı bir tutuluyor. Bu meselenin izahını lütuf eder misiniz?
Sorularlarisale.com

Loading more stuff…

Hmm…it looks like things are taking a while to load. Try again?

Loading videos…