Kırk Altı ve 2

Katıl, katıl çocuğum ve dinle.
Eskimiş uyuşuk gölgemi deşiyorum…

Gölgem deri döküyor ve ben tekrar yara kabuklarını soyuyorum.
Altta o yaşlanmış kaslarımı deşerek bir ipucu arıyorum.

Karnımın üstünde sürünüyor, olanları boşaltıyorum.
Karışık ve güvensiz kuruntularımın içinde,
beni karşıya geçirecek bir kırıntı veya rehberlik edecek bir kelime için yuvarlanıyorum.

Değişimlerin indiğini hissetmek istiyorum.
Gölgemin içinde ne sakladığımı bilmek istiyorum.

Değişim gölgemden kurtularak geliyor.
Gölgem deri döküyor, ben tekrar yara kabuklarını soyuyorum.

Katıl, katıl çocuğum ve yan.
Gölgem anlama yaklaşıyor.

Karnımın üstünde sürünüyor, olanları boşaltıyorum.
Kendi kaotik ve güvensiz kuruntularımın içinde yuvarlanıyorum.

Değişimin beni yuttuğunu, dışarının içime teslim olduğunu hissetmek istiyorum.
Başkalaşmayı hissetmek ve gölgemin içinde katlandıklarımdan temizlenmeyi istiyorum.

Değişim geliyor.
Şimdi benim zamanım.

Kas hafızamı dinle.
Bedenime yapışanı düşün.
Kırk-altı ve iki önümde.

Ben, yaşamayı ve büyümeyi,
almayı ve vermeyi ve ilerlemeyi,
öğrenmeyi ve sevmeyi ve ağlamayı,
öldürmeyi ve ölmeyi ve paranoyak olmayı ve yalan söylemeyi,
nefreti ve korkuyu ve ilerlemek için ne gerekiyorsa onu yapmayı seçtim.

Ben, yaşamayı ve yalan söylemeyi,
öldürmeyi ve vermeyi ve ölmeyi,
öğrenmeyi ve sevmeyi ve buradan geçmek için ne gerekiyorsa onu yapmayı seçtim.

Bak gölgem değişiyor, esniyor ve üzerimdeki bu eski zırhı gevşetiyor.
Yolu açabilmeyi, gölgemin içinden geçerek diğer tarafa çıkabilmeyi umuyorum.

Gölgemin içine adım atıyorum.
Kırk altı ve iki işte tam önümde.

Loading more stuff…

Hmm…it looks like things are taking a while to load. Try again?

Loading videos…