70’li ve 80’li yıllardaki çalışmaları ile bir dönemin görsel kültürüne kimlik
kazandırmış dahi fotoğrafçı ve yönetmen Jean-Paul Goude’u tanımlamak için sanat ve yaratıcılıkla ilgili akla gelen hiçbir söz ve ifade yeterli olamaz. Çalışmaları her daim taze ve samimi kalmış, dokunduğu her markayı ve her noktayı parlatmayı başarmış Goude ile yüz yüze gelmek, onun eserlerinden birine bakmak gibi: Şaşırtıcı, mutluluk verici ve umutla dolu.

Jean-Paul Goude için tek bir meslek söylemek zor; çizer, fotoğrafçı, yönetmen, grafik tasarımcı, koreograf... O bir yaratıcı. 30 yılı aşkın zamandır müthiş fikirleriyle Chanel, Galeries Lafayette, Printemps, Hermes, Citroen, Cacharel, Kodak, Lee Cooper, Perrier gibi büyük markalara kampanyalar tasarlıyor, filmler ve fotoğraflar çekiyor. Vogue, Elle, Harper’s Bazaar başta olmak üzere pek çok moda ve aktüalite dergisi için dünyanın en iyi modelleriyle olağanüstü renkli ve yaratıcı çekimler yapıyor. Fransız devriminin 200’üncü yılı için düzenlediği törenlerde askeri gösterileri yıkarak karşıt görüş getiriyor, ama bu yaptıklarını politik değil daha çok ahlaki değer olarak değerlendiriyor. 72 yaşındaki Goude bugün hala aktif, sağlığına dikkat ediyor, çocuklarına iyi bir baba olmaya çalışıyor, güncel sanatı ve yaratıcı dünyaları yakından takip ediyor. Çok kültürlülüğe, barışa, insanların içindeki iyiliğe, özgünlüğe inanıyor. Sanat hayatında yolunun kesiştiği herkesi, Grace Jones, Azzedine Alaia, Laetitia Casta, Jean-Paul Gaultier, Mario Sorrenti, Vanessa Paradis ve daha pek çok ismi saygı ve sevgiyle anıyor. Bizimle Les Arts Décoratifs’in büyük salonundaki retrospektif sergisi Goudemalion’u geziyor; bizim için kitap imzalıyor, fotoğraf çektirirken dans ediyor, röportaj bitiminde “Keşke başkasına sözüm olmasaydı da sizlerle akşam yemeğine gelseydim” diyor. “Keşke” diyoruz. Böylesi renkli, engin, enerjik bir ruhla tanıştığımız için kendimizi ayrıcalıklı hissediyoruz...

Loading more stuff…

Hmm…it looks like things are taking a while to load. Try again?

Loading videos…