Bir gün bir arkadaş telefon etti ve bağımsız bir canlandırma film çalışmasına katılmaya davet etti. Yaşlı bir adamın yalnızlığını anlatan bu filmde uzunca bir plan üstlenecektim. Canlandırmayı yaparken 94 yaşını sürmekte olan babamı gözlemledim. Planımı tamamladıktan birkaç gün sonra babamı apar topar hastaneye kaldırmak zorunda kaldık. Şu satırları yazdığım sırada yoğun bakımda ve suni solunum uygulanıyor. Canlandırma sanatının özü yaşamsa bu da yaşamın ayrılmaz parçası.

A friend phoned not too long ago to ask me if I would consider contributing to an independent animated film effort. I was asked to take on a long scene, and while animating it I observed the movements and gestures of my own father who is in his 94th year. Days after I completed my scene we had to rush my father to the hospital. At the time of writing this he is in intensive care where they are administering artificial respiration. If life is the essence of animation, this too is a part of life.

Loading more stuff…

Hmm…it looks like things are taking a while to load. Try again?

Loading videos…