12 Temmuz 2007 tarihinde Süleymaniye Vakfı’nın Vakıf Etkinlikleri kapsamında düzenlenen, Prof. Dr. İbrahim SARMIŞ tarafından verilen “Hz Muhammed'i Doğru Anlamak” konulu konferansın birinci bölümünden bir kısmı.

Önce bu Saltanat Sapmasının bize nelere mal olduğunu biraz belirtmeye çalışayım.
Saltanata dönüşmesiyle yönetim, sultanlar keyfi yönetime başladılar.
Halkın mallarını kendi yakınları akrabaları arasında çarçur ettiler.
Hortumladılar.
Sonra İslam Hukukunu canları istediği zaman bir kısmını uyguladılar. Bir kısmını değil çoğunu tatil ettiler.
Uygulamadılar.
Sonra, insanların kanlarına girdiler.
İstediklerini öldürdüler.
Astılar.
Hapsettiler.
Sürdüler.
Sonra, affedersiniz içki içtiler.
Sarayda bilmem kadın âlemleri yaptılar vesaire.
Halka zulmettiler.
Ayrımcılık yaptılar.
Hatta Emevilerin bazı halife dedikleri sultanların zamanında Arapçılık-Mevali, Arapçılık yani KAVMİYETÇİLİK yaptılar.
Tabi ki toplum büyük oranda sahabe ve tabiin kitlesidir.
Bunların bu İslam’dan sapmalarını görüyor, eleştiriyor, onlara itaat etmek istemiyordu, onlardan ilgiyi kesmek istiyordu, kesmeye çalışıyordu.
Fakat o günkü saltanat yönetimini meşrulaştırıp halka kabul ettirmek için bir takım manevralar yapıldı.
Bunların birincisi, dediler ki,
“Allah ezelden ebede kadar olacak bütün şeyleri takdir edip yazmamış mıdır?
İşte, güya yazmış!
Levh-i Mahfuz’da her şeyi yazmış.
Ondan sonra, her şey Allah’u Teâlâ’nın bu yazısı ve takdirine göre meydana geliyor.
Öyleyse bu sultanların toplumun başına gelmesi de O KADERİN SONUCUDUR.
Bu sultanların bu şekilde başa gelmesine itiraz etmek demek, KADERE İTİRAZ demek.
Dolayısıyla itiraz etmeniz, kadere karşı gelmeniz, KADER MÜNKİRİ OLMAK demek, kaderi inkâr etmek demektir.
Onun için bu İslam Ahlakına uymaz diye itiraz edenleri, dediğim gibi karşı çıkanları bu şekilde susturmaya çalıştılar.
Hâlbuki Kuran’ı Kerim bize Allah’u Teâlâ’nın ezelden ebede kadar olacak bütün şeyleri bir yerlere yazdığını söylemiyor.
Böyle bir KADER ANLAYIŞI da İSLAM’DA YOKTUR.
Bu KADER ANLAYIŞI ne yazık ki, işte bu EMEVİ SALTANATI DÖNEMİNDE, insanları mevcut yönetime boyun eğdirmek, itaat ettirmek için oluşturulmuş bir anlayıştır.
Allah’u Teâlâ bütün varlıkları yaratmış, her şeyi biliyor.
Her şeye gücü yetiyor.
Her an aktiftir.
Egemendir.
Müdahalecidir.
Allah’u Teâlâ’nın olacak olan her şeyi bir yerlere yazmasının da Ona hiçbir yararı yoktur.
Hiçbir ihtiyacı da yoktur.
Ne olmuş?
Ne yaptı Cenabı Hak?
Allah’u Teâlâ varlıkları yarattı.
Evrenin idaresini SÜNNETULLAH dediğimiz sosyal ve fizik yasalarına bağladı.
Ve insanlar hayatlarını yaşarken, bu yasalar çerçevesinde yaşamaktadır.
Olumlu ve olumsuz bütün şeyleri bu yasalar çerçevesinde yaşarken, KENDİ ELLERİYLE YAPTIKLARININ SONUCU olarak meydana gelmektedir.
Yoksa Allah’u Teâlâ ezelde birileri için şunu yazmıştır.
BEN NE YAPSAM UZAKTAN KUMANDAYLA O BENİ MUTLAKA GÖRÜYOR VE BEN ONU YAPMAK ZORUNDA KALACAĞIM DİYE BİR İNANÇ YOKTUR İSLAM’DA.
Ama ne yazık ki o günkü yönetim, dediğim gibi, HALKA KENDİ SALTANATLARINI MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN böyle bir KADER İNANCI geliştirdi.

Prof Dr İbrahim SARMIŞ

Loading more stuff…

Hmm…it looks like things are taking a while to load. Try again?

Loading videos…